Tag Arsiv | "anı"
Gonderen 08 May 2008
Tags: anı, at, baba, bayrak, belediye, buzdolabı, cisim, çocuk, düğün, durak, duvar, ekmek, fikra, halay, hikaye, ikram, ilaç, iş makinesi, kedi, kolonya, komedi, komik, köpek, lise, okul, paspas, pazartesi, roman, saat, sınav, sokak, türkiye, üniversite, yolcu, yüzme
Madde 3: cocuk yuzmeyi cabuk ogrensin diye babasi tarafindan kucaklanip denize atilir..
Madde 7: Hesap odeyen erkek, hesabi odemek icin gereken islemi masanin altinda yapar.
Madde 8- Pazartesi sabahı ve cuma okul çıkışı, bayrak töreni öncesinde, okul müdürü “evladım konuşmayı kes, arkadaki oğlum önüne dön, öndeki arkana dön, sırayı bozma, bak hala konuşuyor, kime diyorum vs…” bağrışlarıyla müdür olduğunu hisseder, hissettirir…
Madde 11: Turkiye’de ilk, orta, lise, universite, yuksek lisans,doktora fark etmez, sinav kagitlari dagitilirken, bir ogrenci mutlaka ‘Hocam istedigimiz sorudan baslayabilir miyiz?’ sorusunu sorar.
Madde 31: Isyeri acilisinin yapildigi gun satilan ilk urunden elde edilen para (siftah parasi) bereket getirecegine inanilip cerceveletilir ve isyerinin duvarina asilir.
Madde 34: Uzerinden arac gecsin ve temizlensin diye isyeri paspaslari cadde ortasina firlatilir.
Madde 39- “Misafirlere hoş geldin dedin mi?..” çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir… Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere “hoş geldin” deyip, kabustan kurtulmak gerekir…
Madde 42: Misafirlikte kolonya ikram edilirken buyuklerin ellerine cocuklarin kafasina dokulur.
Madde 46: Durakta degil de, her el kaldiran yolcu gordugunde duran otobuse halk otobusu denir. Halk otobusu halki kirmaz, durur. Halk otobusunun belediye otobusunden tek farki budur.
Madde 60 : Dugun salonunda halay ekibi, once pistte cember olusturarak cosar. Ardindan masalarin arasindan gecerken halaya yeni kisiler alinir. En sonunda dugun salonunun duvarlari boyunca halay cekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar baslar… Halay ekibi dagilsa da, 2-3 kisi suurunu kaybetmis sekilde halay cekmeye devam eder… Cok sonra anlasilir ekibin dagildigi…
Madde 64: Kafa bir yere carptiginda sismesin diye cignenmis ekmekle ovalanir.
Madde 66: Butun ilaclar buzdolabinda saklanir.
Madde 72- Belediyenin yaptığı kazı çalışmalarında kullanılan iş makineleri, etrafında kalabalığın toplanmasını sağlar… İş makinelerinin temposuna hayran olan fertler, saatlerce kazı çalışmalarını seyredebilirler… Bazılarının çalışmaya katılıp “topla gel, indir, kaldır, hopppp dur…” demesine az kalmıştır…
Madde 75: Sokak ortasinda aska gelip sevisen, kedi, kopek at gibi hayvanlar once ‘Host, kist, pist, aloooo’ denilerek uyarilir. Sevisme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa benzeri bir cisim kullanilarak ayrilir.
Gonderen 08 May 2008
Tags: anı, aşk, dünya, fikra, futbol, gazete, gece, hikaye, horlamak, kedi, komedi, komik, köpek, roman, silah, spor, tv kumandası, yatak
Hayalimdeki Sevgiliyi Bulamadım diye Üzülenlere
-Seni mutlu etmek icin her$eyi yapicak birini istiyosan,
BIR KOPEK AL
-Gazete kapiya geldigi anda, spor sayfasina atlamadan once sana getiricek birini istiyosan,
BIR KOPEK AL
-Seni gordugu zaman ordan oraya ko$turucak, sevincten deliye donucek birini istiyosan,
BIR KOPEK AL
-Onune ne koyarsan bayila bayila yiycek ve “annem daha guzelini yapiyo” demiycek birini istiyosan,
BIR KOPEK AL
-Ne zaman nereye gitmek istersen aninda hazir olucak birini istiyosan,
BIR KOPEK AL
-Hirsizlari silah kullanmadan korkutup kaciricak, seni ve kom$ulari
kahramanca koruycak birini istiyosan
BIR KOPEK AL
-TV kumandasina elini surmiycek, pazar ak$ami “heryerde futbol var”diye ekrana yapi$miycak ve en sevdigin a$k filmini 50. kez oynatirlarken senle hayran hayran ekrana bakicak birini istiyosan
BIR KOPEK AL
-Gece yatakta sana sicacik sokulucak ve horlarsa bi tekmede a$agi
atilabilicek birini istiyosan
BIR KOPEK AL
-Yaptigin hicbi$eyi ele$tirmiycek, iyi ya da kotu gorunmenle
ugra$miycak, agzindan cikan her kelimeyi dunyanin en onemli bilgisiymi$ gibi dikkatle dinliycek, ve seni her $artta cok sevicek birini ariyosan,
BIR KOPEK AL
-Bu arada… cagirdiginda hic orali olmiycak, odaya girdiginde kafasini
cevirip bakmiycak, her tarafa killarini dokucek, eve sadece yiyip icip
uyumak icin gelicek, ve sen bu dunyaya ona hizmet etmek icin
gelmi$sin gibi davranicak birini istiyosan
O ZAMAN DA BIR KEDI AL!!! ))
Gonderen 08 May 2008
Tags: akşam, anı, bardak, börek, çanak, dost, ev, fikra, gece, hayat, hikaye, ilaç, kayınvalide, komedi, komik, korkunç, menü, osmanlı, pasta, rahmetli, reklma, sofra, sultan, tabak, yemek
Dün gece yine ölümle burun buruna geldim.
Kendime bir zarar geleceginden degil ama karim Cemile ne yapar sonra.
Biz aksam yemegimizi genelde saat 11-12 gibi yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiginden geç vakitlere kadar oturup yatmadilar.
Neyse ki konuklarin gitmesiyle birlikte uykuya daldilar.
Bir ortaligin sakinlesmesini bekleyip, yiyecek toplamaya
basladim. Bugün misafirler geldigi için menü çok zengindi.Pasta ve börek kirintilarina bayiliriz. Her neyse ben n*******eyi toplarken birden mutfagin isigi yandi ve
“Aaaaaa! Karafatma” diye bir ses duydum.
Salak adam, ben bir erkegim Fatma da nereden çikti. Benim adim Ismail. Böyle seyler delikanliyi bozar. Hadi beni karimla karistirdin diyelim. Sen ne kadar korkak bir adamsin. Benim kaç katim büyüklügünde olmana ragmen bu bagiris da ne böyle? O korkunç sesin
kesilmesiyle birlikte,sanki ben ona bir şey yapmisim gibi beni kovalamaya basladi. Inanin o kadar da dikkat ediyorum,tabak, çanak,bardak üzerinde dolasmamaya çünkü bu dingilin karisi çok titiz. Bazen diyorum ki bu giciklarin misafiri Geldiginde git ortalarda dolas böylelikle utanilacak duruma düssünler..Ama yapamiyorum iste.
Ne olursa olsun, ekmek yedigin tekneye kötü gözle bakmamak gerekir.
Ben eve geldigim ilk yillari hatirliyorum da ne güzeldi o günler.
Rahmetli kayinbabam ve kayinvalidem beni evlerine kabul etmislerdi. O zamanlar rahattik, çünkü ev sahibimiz Riza amca kördü. Bu sebeple evin her yerinde serbestçe dolasabiliyorduk.Hatta Riza amcayla ayni sofrada yemek yedigimiz günlerde oldu. Gerçi bizleri görebilseydi nasil davranirdi bilmem ama o hep yüregimizde yasayacak. Riza amcanin durumu pek iyi sayilmazdi, memur emeklisiydi.Bu evde rahmetli karisininmis,bu yüzden yiyecek konusunda bu kadar fazla seçenegimiz yoktu.
Ama daha mutlu ve huzurluyduk. Riza amca bir gün görünmez kazaya kurban gitti.Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi. Riza amcanin topraga verildigi gün biz de oradaydik. Karsi komsusu Osman Zeki bey bize geldiginde ceketini asmisti. Biz de bunu firsat bilip ceketin cebine girdik. ardindan Osman Zeki beyle birlikte mezarliga dogru yola koyulduk. Riza amcanin üç tane oglu vardi ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardi. Hayirsizlar daha ilk günden evi satisa çikardilar. Evi su anda oturan adam ve karisi satin aldi.
Eve ayak basmalariyla kayinbabam ve kayinvalidemi öldürmeleri bir oldu. Adam sonra igrenerek cansiz bedenleri kagida sararak çöpe atti. Sanki kendisi çok temizmis gibi.
Halbuki tuvaletten çiktiktan sonra ellerini yikamadigina defalarca sahit oldum.
Simdilerde kendine üzerinde rahmetli kayinvalidemin resmi olan bir ilaç almis, durmadan üzerimize sıkıp duruyor Kayinvalidem Sultan hanim gençliginde fotomodel oldugu için bu tür ilaçlarin üzerinde resmi bulunuyor. Hatta bir iki reklam filminde de oynamisti. Ama evlenince mecburen birakti. Çünkü kayinbabam tam bir Osmanli erkegiydi.Bugüne kadar rahmetli Riza amcanin anisina bu evde oturduk, artik daha fazla dayanacak halimiz kalmadi.
Eşe dosta haber saldik. Kendimize göre bir ev bulur bulmaz tasinacagiz buradan.
Belki de sizin evinize yerlesiriz hayat bu belli mi olur
Gonderen 08 May 2008
Tags: anı, bacak, duvar, fikra, hastane, heyecan, hikaye, inşaat, ip, kafatası, kaval kemiği, komedi, komik, parmak, roman, şantiye, şaşkınlık, tuğla, usta, varil
Gonderen 08 May 2008
Tags: anı, enerji, fikra, güzel, hikaye, komedi, komik, ömür, pratik, roman, sosyal güvence, şube, teori
Gonderen 08 May 2008
Tags: anı, asgari, banka, bankacı, bonus, borç, chippara, deve, ebe, fikra, hikaye, kart, komedi, komik, kredi kartı, limit, merhamet, metrekare, mudi, müşteri, nakit avans, roman, soyadı, tefeci
Hesap kesim tarihi:
Bankacıların, “Bu aylık bu kadar yeter, Allah bereket versin. Önümüzdeki
ay giydirmeye devam ederiz” şeklinde düşünerek ellerini ovuşturdukları
gün.
* Son ödeme tarihi:
Kartı veren bankacıların ödeme yapılmaması duasını yaptıkları en son
gün. Yağmur duası çiftçi için ne anlama geliyorsa, ilgili dua da bankacı
esnafı için aynı oranda manalıdır.
* Toplam harcama tutarı:
Kimin kimi harcadığı tartışma konusudur. Toplam harcama miktarı ne kadar
artmışsa, bankanın mudisini harcamasına o kadar yaklaşılmış demektir
aslında.
* Asgari ödeme tutarı:
Kartı veren bankanın gel gel yapma hali. Bankanın mudisinin düzenli
gelirine ortak olma durumu. Asgari tutarı ödeyerek borcun biteceğini
sanan
saflara yönelik katakulli. “Mudi, ne kadar ödeme yaparsa borcu bitmez?”
formülüyle hesaplanmış miktar.
* Kredi kartı limiti:
Kart sahibine girebilecek maksimum kazık miktarı.
* Limit aşım ücreti:
Yolunmakta çok ısrar eden, aşırı kaşınanlardan seve seve alınan ekstra
kaşıma ücreti.
* Gecikme faizi:
Bankacı esnafının geçim kapısı. Kart sahibi bankanın NBA tabiriyle
double- double yapma hali.
* Hesap ekstresi:
Ayrıntılı yolunma belgesi.
* Kredi kartı kullanım ücreti:
Plastik kart kirası. Kart santimetrekare olarak ölçülür, rayiç bedelle
çarpılarak elde edilir. Yılda 1 kez alınır. Lüks semtteki bir evin
kirasının metrekare değeri, plastik kartın metrekaresiyle aynıdır.
Şaşırtıcı ama gerçek.
* Son geçerlilik tarihi:
Yeni kartın postadan çıkacağı son gün.
* Kredi kartı numarası:
Olası kredi kartı mağdurlarını birbirinden ayırdetmeye yarayan sayısal
değer. Maksat icraya vermek kolay olsun. Adamı elinle koymuş gibi bul…
* Chippara, bonus, milpuan:
Formatı farklı sus payı. “Müşteriyi fazla sağmışız” düşüncesiyle
dağıtılan devede kulak geydirme iadesi.
* Nakit avans:
Tefeci yerine bankadan çekilen merhamet içermeyen borç.
* Kart mağduru:
Kart verilirken annesinin kızlık soyadının neden bu işe bulaştırıldığını
idrak edebilmiş, ebesini gören kişi.
Gonderen 08 May 2008
Tags: abla, agac, anaokul, anı, anne, baba, banyo, bizans, büyümek, fikra, hikaye, komedi, komik, kurban bayramı, madonna, maradona, patates, roman, saat, sıhhat, sokak, türk hava kurumu, ucak, zeytin
Ben cocukken cok salaktim.Edip Akbayram’in ismini Edi zannederdim. Yani o, benim icin “Edi Pakbayram”di.
Ablama, “Nasil olup da koca bir gunu canin sikilmadan evde oturarak geciriyorsun?” Demistim. “Buyuyunce insanin cani sokakta oynamak istemez ki” cevabini vermisti. Uzunca bir sure buyuyup buyumedigimi anlamak icin kendime, “Canin sokakta oynamayi istiyor mu?” diye sormustum.
Sabahlari kalktigimda aklimin hala yerinde olup olmadigini anlamak icin 2+2,3+4 gibi toplama islemleri yapardim. Sonuclar dogru olunca da cok sevinirdim.
Dedemle parka gittigimiz bir gun TRT’ciler cekim icin oradaydi.Beni oynarken cektiler.Yayin gunu bizim aile jeneriginde gozuktugum cocuk programini izlemek icin televizyon basina gecti.Kendimi ekranda gorunce, “Beni niye parkta unuttunuuuz?” diye gozyaslarina bogulmustum.
“Geri vites” kavramim yoktu. Sofor, kolunu koltuga atip arkaya dogru bakinca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.
Benden buyuk kuzenlerim dondurmacilarin dondurma kulahlarinin sivri kismiyla kulaklarini karistirdigini soylemisti. Inanmistim. Hala da kulahlarin sivri kisimlarini yemem. cope atarim.
Babaannem bir gun gelirse sevdigim dizilerin olmadigi bir gun gelsin istiyordum.
Abimle Karaoglancilik oynardik. O Karaoglan olurdu, beni de Bizans askeri yapardi. Sonra evire cevire doverdi. cok muhim bir sey yaptigimi sandigim icin canim yansa bile hic sesimi cikarmazdim.
Yesil ve siyah zeytinin ayri agaclarda yetistigini sanirdim.
Bulmacalardaki, “Annenin erkek kardesi” kismina dayimin bes harfli ismini sigdirmaya calisirdim.
Anaokulunda patates baskisi yapmayi ogrenmistik. O kadar hosuma gitmisti ki, evde duvarlara, masa ortulerine filan basmistim.Ancak sanat merakim annemin yeni aldigi beyaz etege patatesi yapistirmamla son bulmustu. Hem gonlunu almak hem de el koydugu patateslerime kavusmak icin dahiyane bir fikirle ogretmenimin yanina gittim. “Annem” yazisini patatese oydurttum.Sevincle eve gelerek soyundum. Renkli boyalara batirdigim patatesi vucudumun her tarafina bastim. Sonra da annemin karsisina gectim. Beni o halde gorunce aglamaya baslamisti.
Madonna ile Maradona’yi kardes zannederdim. Kendi kendime, “Bunlarin babasi ne sansli be. Bir cocugu futbolun krali, biri muzigin kralicesi”derdim.
Birinden ozur diledigim zaman Allah’in bana bir ozur verecegini sanirdim. Sakat olacagimi dusunup hemen “diledigim ozru ” geri alirdim.
Kurban Bayrami’nda toplanan derilerden ucak yapildigini sanirdim.Ucaklarin dis yuzeyinin bu derilerle kaplandigi icin Turk Hava Kurumu’nun topladigini dusunuyordum. Ucak kacirma filmlerinde silahla ates edildiginde ya da bomba patladiginda, “Ayyy! Deri delindi!” derdim.
“Gil” diye konusanlari fakir zannederdim.
Annem banyodan ciktiktan sonra babamin soyledigi, “Sihhatler olsun” lafini “Saatler olsun” diye anlardim. Bunun da, “Banyoda amma cok kaldin” gibi bir sey demek oldugunu sanip babamin anneme kizdigini dusunurdum. Annemin buna karsin niye sadece, Sagol” dedigini merak ederdim. “Ne kibar kadin,derdim.
Gonderen 08 May 2008
Tags: ahval, anı, dünya, ego, fikra, hazine, hikaye, komedi, komik, kopya, öğrendi, öğretmen, roman, şerait, sınıf, vazife, yalakalık
Ey haylaz öğrenci! Birinci vazifen,bütün birlerini kurtarmak,bütün öğretmenlere yalakalık yapmaktır.
Sınıfta kalmamanın yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. Sınıfta seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dişi yada erkek, inekler çıkacaktır. Bir gün sınıfta kalacağım diye endişelenirsen, sınıfta kalmamak için bütün kopya çeşitlerini deneyeceksin. Bu kopyalar arkadaşlarının kağıtları yada senin ufak yazıtların olabilir. Kopya vermeyen yada ispiyoncu arkadaşlar, bu dünyada emsali görülmemiş bir işkenceye mahrum kalabilirler. Cebren ve hile ile tımarhaneye benzeyen sınıfın, bütün köşeleri zapt edilmiş, bütün hocalar başında dikilmiş ve bütün inekler sınıf dışarı edilmiş olabilir. Bütün bu eziklikler içinde bile, bütün hocalar çok psikopat bulunabilirler. Hatta bu manyaklar egolarını tatmin etmek için birbirinden kazık sorular sormuş olabilirler.
Ey kopyacının evladı!.. İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen,sınav kağıdını doldurmaktır.Muhtaç olduğun bilgi, cebindeki küçük kopyada mevcuttur
Gonderen 08 May 2008
Tags: anı, araba, dayı, dil, fikra, hayvan, hikaye, inek, komedi, komik, köylü, otostop, roman, sinyal, şoför
Gonderen 08 May 2008
Tags: alkol, anahtar, anı, asker, bale, berber, börek, Brad Pitt, brometre, buz pateni, buzdolabı, çakmak-trafik polisi, cep telefonu, cinayet, cüzdan, dolma, elma şekeri, fıkra.komik, futbol, gelinlik, göbek, helva, hesap makinesi, hikaye, jimnastik, kas, kel, komedi, mekanizma, mont, mücevher, pantolon, para, playboy, radyo, roman, seks, şemsiye, silah, smokin, tecavüz, termometre, ucak, yağmur, zeytinyağlı
1.Sigaradan sararmis biyiklarimiz yok…
2. Arabamizin yolda patlayan lastigini degistirmeyi bilmesek de
olur.
3. ‘Ya kalkmazsa? ‘
4. ‘Ya inerse? ‘.. sizin de isiniz zor valla yaaa…
5. Pantolon giymek bizim için fizyolojik olarak en az etek kadar
rahattir.
6. Kisiligimiz kullandigimiz arabanin beygir gücü ile dogru
orantili olarak degismiyor.
7. Tuvalette sadece tavana degil, sagimiza solumuza herhangi bir
ölçme-biçme endisesi duymaksizin bakinabiliriz.
8. ‘Gerçek mi, rol mü yapiyor? ‘
9. ‘Damsiz Girilmez’ bize bir sey ifade etmiyor…
10. Kirmizi isikta yanimizdaki arabanin bizden önce çikmasi ya da bir aracin bizi sollamasi hiçbir sey demek degildir.
11. Istedigimiz her yerde ve her kosulda ağlayabiliriz.
12. Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olasi kaslari
belirginlestirecek diye bir zorunlulugumuz yok…
13. Vücudumuzda kas olacak diye bir zorunlulugumuz da yok hatta..
14. Kas gücü gerektirecek isleri zevkle yapacak birileri her zaman vardir…
15. Dügme, sökük vs. dikmek özel bir beceri gerektirmiyor.
16. Dünya yerle bir olsa önce kadinlar ve çocuklar!
17. ‘Yoktan var edilen’ yapay bedenlerimize tapinacak bir karsi cins varken, kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarindan sonuna kadar yararlaniyoruz…
18. Asik oluyoruz… korkmadan.
19. Biraz göbek sevimli mi durur? .. hadi ordan! ! siz hiç ‘kalçalarimdaki yaglar beni çekici gösteriyor’ diyen bir kadin gördünüz mü? Asla dis görünüsümüzle ilgili yalan telkinlerle kendimizi kandirmaya çalismayiz.. Rejim gerekiyorsa rejim… alla alla…
20. Tecavüze ugradigimizda cinsel tercihimizi degistirmek zorunda degiliz…
21. Duygusal saçmaliklar adina kredi sahibiyiz… çiçek ve çikolata istiyoruz….
22. Evde, banyoda, kil- tüy dökmeyiz…
23. Dokundugumuz bedenin herhangi bir kismindan silikonlar fiskirma korkusu duymayiz… genelde tabi!
24. Sünnet olmayız
25. Meslek grubunda ‘ev kadini’ diye kebap bir seçenek var… 26. Birinden hoslansak da ‘ilk adim atma kabusu’ndan muafiz…
27. Evet, gelinlik 200.- $, smokin ise 100.-$.. ve her ikisini de
sevgili damat ödüyor…
28. ‘3 dubleden sonra fecii sarhos olurum’ diyebiliriz rahatlikla…
29. ‘Çirkin’ kadin yoktur.
30. 50 yasindan önce hiçbir erkege seks için para ödemek zorunda degiliz.
31. 31 sayisi da sadece digerleri gibi bir sayi…
32. Kisa boy mu? E topuklu ayakkabilar ne güne duruyor ki?
33. Yasimiz ne olursa olsun bir uçan balon tasiyabilir, pamuk
helva ve elma sekeri de yiyebiliriz.
34. Her sabah tras olmak zorunda degiliz.
35. Bir gece hos bir rüya görsek ertesi sabah pijamamizi kirliye
atmamiz gerekmez.
36. Genellikle istedigimizi almamiz için söylememiz yeterlidir….
37. Bazen istemedigimizi söyleyerek de aliriz.
38. Blue-jean’lerimizin muhtelif kisimlari diger taraflarina göre
dengesiz biçimde beyazlamaz… ya da sararmaz…
39. Kizdigimizda birbirimizin anneleri, kizkardesleri, ebeleri,
dayilari ya da sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz…
40. Ayakta kalmak(?) için 1,5 kaymakli künefe yememiz gerekmiyor…
41. Bebeklik albümlerimiz sirtüstü çirilçiplak resimlerimizle dolu
degil…
42. ‘Hadi amcalara göster..’ seklinde rezil bir çocukluk animiz da hiç olmayacak…
43. Uçan tekmelerle birbirimizin agzini yüzünü kirdigimiz sporlar
yapmiyoruz…
44. Fiziksel güç iddiamiz yok ama grip olunca da ölümcül birhastaliga yakalanmis gibi iptal olmuyoruz…
45. Silah… hiç iki kizin silahla oynarken birbirini vurdugunu duydunuz mu?
46. Horlamiyoruz….
47. Az bildigimiz bir seyi çok anlatabiliriz.
48. Birbirimize, beklenmedik yikici sonuçlar dogurabilecek, esek
sakalari yapma adetimiz yoktur.
49. Canimizin çektigi yemegi pisirir, kötü de olsa herkese yedirebiliriz.
50. Kerizi parasindan ayirmada Allah vergisi bir yetenegimiz vardir.
51. Sigaramizi yakacak birileri hep vardir…
52. Evde bozulan bir aleti, onarmaya çalisip bir daha
kullanilamayacak hale getirmek yerine tamirci çagirmak rasyonalitesine sahibiz
53. Tükürmeyiz…
54. Giysilerimizden o gün ögle yemeginde ne yedigimiz anlasilmaz.
55. Harika alyansimiz asla killarin arasinda kaybolmaz.
56. Estetik sanatlarin %90′i kadindan esinlenmistir.
57. Ayaklarimiz kokmuyor.
58. ‘Erkek sözü’ gibi ikna etmeye yönelik sifatlar yaratmadik
hiç…Yoksa verilen sözlerin tutulmamasi gibi bir sorun mu var?
59. Övgü ve komplimanlar sadece ruhumuzu oksar geçer, ikna
etmeye yetmez… ya gururu oksanan bir erkek neyi reddeder ki? 60. Çapkinliklarimizin ardindan giysilerimizde, biz istemedikçe
(mesela Monica L. istemisti!) , deliller (ruj lekesi, sari saç teli vs.)
bulunmasi ihtimali yok…
61. Toplum içinde organ düzeltme stresi..
62. Cep telefonumuzun sesi popomuzdan gelmez.
63. En sevmedigimiz insanlara bile, öyle gerekiyorsa eger, yeterince dayanabiliriz.
64. Sevisirken sirtimiz yere gelse de bu kazananin karsi taraf
oldugu anlamina gelmez.
65. ‘Anneme gidiyorum’ diyerek kapiyi çarpmak bize yakisan
bir ayricalik…
66. Saçimizi boyayabiliriz… 20 yasinda bile…
67. Çiglik atabiliyoruz… sevinince, üzülünce, korkunca…
68. Aradigimiz adresi, kaybolmadan önce sormayi düsünebiliyoruz…
69. Uzaga iseme, uzaga tükürme, yüksek sesle gegirme vb. karizma krikolarimiz yok….
70. Askere gitmiyoruz..
71. Annelik duygusu… apayridir…
72. Sevgilimize, agabey ya da babamiza ait gömlek, kazak,
mont, T-shirt’leri giyebiliyoruz.
73. Bale, dans, ritmik jimnastik, buz pateni vb. ugraslar edinmemiz cinsel tercihimiz hakkinda tartisma yaratmaz….
74. Hayatimizin hiçbir döneminde kravat takmak zorunda
degiliz…
75. Mücevherler bizim…
76. Yagmurda semsiyesiz kalmayiz.
77. Belli dönemlerimiz, cinayet bile islesek hafifletici
neden kabul edilir.
78. ‘Bosanmak istersek’ tek celsede bosaniriz.
79. ‘Bosanmak istemezsek’ zengin bir dul oluruz.
80. Bir gün önce çikardigimiz çoraplarimizi evin alti üstüne gelmeden, üstelik de kimselere sormadan bulabiliyoruz.
81. Kol saatimizin ayni zamanda hesap makinesi, takometre, barometre, termometre ve radyo olmasi gerekmiyor. 82. Playboy Late Night, kirmizi nokta, Tutti Frutti vb. yüzünden
uykusuz geceler geçirmiyoruz.
83. Özel günleri parmagimiza kirmizi iplik baglamadan da hatirlayabiliyoruz..
84. ‘Kaaaave..’ye gitmiyoruz.
85. Trafik polisinin alkol vs. çevirmelerinden muafiz…
86. Istemezsek hesap ödemeyebiliriz.
87. Yürürken ceplerimizden bozuk para, anahtar, çakmak vs.
sesleri gelmez…
88. Gece eve birakiliriz…
89. Bulasik makinesi karmasik bir dünyadisi mekanizma
degildir…
90. Geceyarisi yataktan sivisip, buzdolabinin isiginda zeytinyagli
dolma, börek ve ‘hain köfte’ yemiyoruz…
91. Ortaliktaki alakasiz her türlü nesne ve sözcükten cinsel çagrisimlar çikarip günün 14 saatini seks düsünerek geçirmeyiz…
92. Kel olmuyoruz…
93. Toplu tasima araçlarinda nadiren ayakta kaliriz.
94. Futbol mu? Bizim tuttugumuz takim genelde kaybetmez…
95. Her basarili erkegin arkasinda bir kadin vardir…
96. Berberde kimse yüzümüzü 800 kolonya ile ovusturarak
gözlerimizi yuvalarindan ugratmiyor.
97. Bizim berberlerin koltuga yaslanmasi ya da üzerimize abanmasi da gerekmiyor…
98. Para cüzdanimiz bir süre sonra kavisli yuvarlak hatli bir
sekil almiyor.
99. Pantolon almaya çikip eve uçak maketi, uzaktan kumandali araba, mini langirt masasi vb. emtia ile dönmüyoruz.
100. Eh… bir de Brad Pitt hak ettik artik.