Gonderen 05 May 2008
Tags: çorap, doktor, fikra, hemsire, hikaye, kağıt, kan, kolidor, komedi, roman, saat, sağlık, sedye, test
SaÄŸlık kontrolu için hastaneye gitmiÅŸtim. Elime birkaç kağıt tutuÅŸturulduktan sonra ilk iÅŸ kan vermekti. Bunun için tek bir koltuk ve masanın sığabileceÄŸi kadar küçük, içeriden de baÅŸka bir bölmeye geçilebilen bir oda tahsis edilmiÅŸti. HemÅŸire, kanımı aldıktan hemen sonra yan bölmeye girmemi ve beklememi söyledi. Bir müddet geçipte geri geldiÄŸinde (sanırım eleman eksikliÄŸinden dolayı ondan baÅŸkası yoktu) ayak bileklerimi yukarı sıvamamı, çoraplarımı aÅŸağıya indirmemi, saatimi ve üzerimi çıkartmamı, ardından da sedyeye uzanmamı söyledi. Dediklerini yaptıktan sonra ilginç makinalarla tetkikleri tamamlamıştı. Üstümü giydim ve az önceki kan verme bölmesinden geçerek dışarı çıktım. Fakat test sonuçlarını nezaman almam gerektiÄŸini sormak için koridorun sonundan odaya geri döndüğümde hemÅŸire çoktan baÅŸka birisini o küçük bölmeye almış ve kan verme koltuÄŸu boÅŸ kalmıştı. “Acaba buradan hemÅŸireye seslensem mi?” ÅŸeklinde düşünürken, omuz başımdan içeride neler oluyor diye merakla kafayı uzatan yurdum insanı, sanırım biraz da acelesi olduÄŸundan hemÅŸirenin çağırmasını filan beklemeden kapı ile aramdan yan yan sıyırılarak “uyanık olan sırayı kapar abicim” edasıyla kan verme koltuÄŸuna pat diye yerleÅŸti. Tabiki yan bölmedeki hemÅŸirenin buradan haberi bile yoktu. Dahası, o anda hemen benden sonra içeri aldığı hasta ile meÅŸguldü. Ona da bana verdiÄŸi komutların aynılarını verirken, yanımdan içeriye dalan “yurdum insanı” sanki komutlar kendisine geliyormuşçasına hiç ÅŸaÅŸmadan, gayet nizami bir ÅŸekilde komutlara uyarak ayaÄŸa kalktı, paçalarını sıvadı, çoraplarını indirdi, saatini ve üzerini çıkarttı. En son “sedyeye uzanın” komutuyla sedye aradı, bulamayınca iÅŸe uyandı. Ben kahkahayı patlatınca dışarı çıkmak zorunda kaldım, gözlerimden beÅŸ dakika daha yaÅŸlar boÅŸaldı. Ama haketmiÅŸti açıkgöz! . . .
Gonderen 05 May 2008
Tags: adam, anı, anne, beyoglu, çorap, fikra, gürbüz, güzel, hikaye, kadin, kahve, karı koca, komedi, saat, sevgilim
ADAM: Çorabım nerede?
KADIN:bilmiyorum, hiç aramadı.
ADAM:Kusura bakma sevgilim, ben çıplak ayakla hiçbir espiriye gülemiyorum.
KADIN:O zaman çorabını giy, zira ben espiri yapmaya devam ediceğim.
ADAM:bulabilsem giyeceÄŸim.
KADIN: Ohalde çorabını bulunca haber ver
ADAM:son kez soruyorum çorabım nerede?
KADIN: hayatım çorabını rehin almışım gibi davranma. Ne bileyim ben . Aynı evde yaşmaya başladığımızdan beri sen hep bu soruyu sorarsın ve ben hep aynı yanıtı veririm: Çoraplarının takipçisi değilim.
ADAM:Ama ben değişik bir yanıt alma umudumu umutsuzca sürdürüyorum.
KADIN:Çoraplarını birbirine sokup top yaptıktan sonra evin en ücra köşesine atmaktan vazgeçsen daha iyi değilmi?
ADAM:Lütfen şu çorap brifingine bir son verebilir misin ?
KADIN:bu telaşının sebebi nedir acaba ?
ADAM:Geç kaldım.
KADIN:Nereye?
ADAM:Gitmem gereken yere
KADIN:Neresi orası?
ADAM:Bilmiyorum.
KADIN:Bilmediğin bir yere nasıl gideceksin ?
ADAM:Tarif üzerine.
KADIN:Gürbüz…….
ADAM:Efendim ?
KADIN:Ne oluyor?
ADAM:Yok biey çorapsızım ve geç kaldım hepsi bu.
KADIN:Kiminle buluşucaksın ?
ADAM:Bilmiyorum.
KADIN:Bilmediğin bir yerde tanıamdığın birisiyle buluşmaya gidiyorsun ?
ADAM:Evet. Ayrıca çorabımın nerede olduğunu bilmiyorum.Bugün hiçbişey bilmiyorum.
KADIN:Gürbüzcüüm sinirlenmeye başlamamın senin için bir sakıncası varmı ?
ADAM:Hayır yok, zaten ben de sinirliyim.
KADIN:Nereye gidiyorsun be adam?!
ADAM:Bir okurumla buluşacağım. beyoğlunda bir cafede.
KADIN:Okurunla ha ? Bir tahminde bulunmak istiyorum izninle, bu bir KADIN deÄŸil mi ?
ADAM:Bilmiyorum.
KADIN:Bir ÅŸeyide bil be ADAM!?
ADAM:Bana ikinci kez “ne ADAM” dedin. istersen üçüncü hakkını kullanma!
KADIN:O zaman sende biraz daha açıklayıcı konuşmaya başka istersen. mesela bu okurunun adı ne ?
ADAM:Nurten.
KADIN:Adı nurten ama sen KADIN olup olmadığını bilmiyorsun?
ADAM:Canım sadece isimden bunu anlayamazsın ki. Benim bi arkadaşım vardı mesela ismi Gülten’di.
KADIN:Ve erkekti öyle mki ?
ADAM:Hayır kadındı ama bir sürü erkek adaşının olduÄŸundan söz etmiÅŸti……
KADIN:Gürbüz sabrımın sınırını merak ediyorsan hemen seni aydınlatıyım, tam ordayız. Yani bir adım daha atarsan sınırdışı olacaksın haberin olsun! Nerede tanıştınız bu kadınla ?
ADAM:Henüz tanışmadık, tanışmaya gidiyorum işte.
KADIN:İyi de tanışma isteğini bi şekilde belli etmiş olmalı değil mi ? yoksa sen hiç bilmediğin birinin seninle tanışmak istediğini nerden bileceksin ?
ADAM:Bu kız ya da erkek , her neyse bana sürekli mail gönderiyordu ve hep tanışma isteÄŸini dile getiriyordu, sonunda bende tamam buluÅŸalım dedim… Olay bundan ibaret
KADIN:…..Güzelll.
ADAM:……………………..
KADIN:Bir cafede ha ?
ADAM:Evet.
KADIN:HoÅŸ bir kahve kokusu …. BeyoÄŸlun’da olduÄŸuna göre, entelektüel bir hava….. Belki uzaktan duyulan bi pipo aroması……Dipten gelen enstrümantal bir etnik müzik…..Ve bir yazarla bir okuruyn tadına doyulmaz edebiyat sohbeti.
ADAM:Çok güzel anlattın, bir tek şey dışında çorapsız bir yazarla bir okurun sohbeti .
KADIN:AkÅŸam da bir bara gidersiniz herhalde.
ADAMaçmalama.
KADIN:Ne var bunda canım ? daha Nurten Kadın olum olmadığı bile belli değil.
ADAM:…….BaÅŸka temiz çorap da yok, Allah kahretsin.
KADIN:Canım bu kadar sıkı giyinmene gerek yok zaten. belkide yakında soyunacaksın.
ADAM:Nasıl yani?
KADIN:Nurten kadınsa yani !
ADAM:Biraz abartmıyor musun ?
KADIN:Sevgilim eğer uygun biri bulamazsanız buraya getir, ben anneme giderim ne olcak ?
ADAM:Karıcığım ben bir yazarım ve bir okurum benimle şahsen tanışmak için yoğun bir çaba harcadı. Ben de sonunda tanışmayı kabul ettim, bütün meselebundan ibaret lütfen bilimkurgu hikayeleri anlatma
KADIN:Tabi canım tabi…. O yüzden bir saattir gözünün önündeki çorapları görmüyor ve boncuk boncuk terliyosun.
ADAM:Hani çoraplar?AAAaa…….ma