Tag Arsiv | "duvar"

Türkleri anlama kılavuzu… :)

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Madde 3: cocuk yuzmeyi cabuk ogrensin diye babasi tarafindan kucaklanip denize atilir..

Madde 7: Hesap odeyen erkek, hesabi odemek icin gereken islemi masanin altinda yapar.

Madde 8- Pazartesi sabahı ve cuma okul çıkışı, bayrak töreni öncesinde, okul müdürü “evladım konuşmayı kes, arkadaki oğlum önüne dön, öndeki arkana dön, sırayı bozma, bak hala konuşuyor, kime diyorum vs…” bağrışlarıyla müdür olduğunu hisseder, hissettirir…

Madde 11: Turkiye’de ilk, orta, lise, universite, yuksek lisans,doktora fark etmez, sinav kagitlari dagitilirken, bir ogrenci mutlaka ‘Hocam istedigimiz sorudan baslayabilir miyiz?’ sorusunu sorar.

Madde 31: Isyeri acilisinin yapildigi gun satilan ilk urunden elde edilen para (siftah parasi) bereket getirecegine inanilip cerceveletilir ve isyerinin duvarina asilir.

Madde 34: Uzerinden arac gecsin ve temizlensin diye isyeri paspaslari cadde ortasina firlatilir.

Madde 39- “Misafirlere hoş geldin dedin mi?..” çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir… Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere “hoş geldin” deyip, kabustan kurtulmak gerekir…

Madde 42: Misafirlikte kolonya ikram edilirken buyuklerin ellerine cocuklarin kafasina dokulur.

Madde 46: Durakta degil de, her el kaldiran yolcu gordugunde duran otobuse halk otobusu denir. Halk otobusu halki kirmaz, durur. Halk otobusunun belediye otobusunden tek farki budur.

Madde 60 : Dugun salonunda halay ekibi, once pistte cember olusturarak cosar. Ardindan masalarin arasindan gecerken halaya yeni kisiler alinir. En sonunda dugun salonunun duvarlari boyunca halay cekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar baslar… Halay ekibi dagilsa da, 2-3 kisi suurunu kaybetmis sekilde halay cekmeye devam eder… Cok sonra anlasilir ekibin dagildigi…

Madde 64: Kafa bir yere carptiginda sismesin diye cignenmis ekmekle ovalanir.

Madde 66: Butun ilaclar buzdolabinda saklanir.

Madde 72- Belediyenin yaptığı kazı çalışmalarında kullanılan iş makineleri, etrafında kalabalığın toplanmasını sağlar… İş makinelerinin temposuna hayran olan fertler, saatlerce kazı çalışmalarını seyredebilirler… Bazılarının çalışmaya katılıp “topla gel, indir, kaldır, hopppp dur…” demesine az kalmıştır…

Madde 75: Sokak ortasinda aska gelip sevisen, kedi, kopek at gibi hayvanlar once ‘Host, kist, pist, aloooo’ denilerek uyarilir. Sevisme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa benzeri bir cisim kullanilarak ayrilir.

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

HESAPLAMA HATASI

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Dünyanin en komik kazasi: Bir duvarci ustasinin santiyede yazdigi mektup:
Sayin santiye sefim;
Is kazasi tutanagina planlama hatasi diye yazmistim. Bunu yeterli görmeyerek ayrintili anlatmami istemissiniz. Su anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen asagida anlattigim gibi olmustur:

Bildiginiz gibi ben bir duvar ustasiyim. Insaatin altinci katindaki isimi bitirdigim zaman biraz tugla artmisti. Yaklasik 250 kg kadar oldugunu tahmin ettigim bu tuglalari asagiya indirmek gerekiyordu.

Asagiya indim, bir varil buldum, ona saglam bir ip bagladim ve ardindan altinci kata çiktim. Ipi bir çikriktan geçirip ucunu asagiya saldim. Tekrar asagiya indim ve ipi çekerek varili altinci kata çikardim. Ipin ucunu saglam bir yere baglayip tekrar yukari çiktim. Bütün tuglalari varile doldurdum. Asagi indim, bagladigim ipin ucunu çözdüm. Ipi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasil bulmayayim? Ben yaklasik 70 kiloyum. 250 kilogram varil süratle asagiya düserken beni yukari çekti.

Heyecan ve saskinliktan ipi birakmayi akil edemedim. Ben yukari çikarken yolun yarisinda, asagi inmekte olan tugla dolu varille çarpistik. Sag iki kaburgamin bu sirada kirildigini saniyorum. Tam yukari çikinca, iki parmagim iple beraber çikriga sikisti; Parmaklarim da bu sirada kirildi. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çikti ve tuglalar etrafa saçildi.

Varil hafifleyince, bu sefer ben asagi inmeye varil ise yukari çikmaya basladi ve yolun yarisinda yine varille çarpistik!.. Sol bacagimin kaval kemigi de bu sirada kirildi.

Yere inince can havli ile ipi birakmayi akil ettim. Bu sefer de basimi yukari kaldirdigimda bos varilin süratle üzerime geldigini gördüm!…

Kafatasimin da böyle çatladigini saniyorum. gözümü hastanede açtim…

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark

ÖĞRENCİ EVLERİ NASIL OLUR?????? hehe :)

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


ogrenci evi demek, bir eve ait tum tabuların yıkılabilirliği demektir. posterler ve duvar saati tavanda durur, portakal kasasında plaklar, en metalcilerin evinde bile dallı güllü koltuk örtüleri, balkonda depozitosu bir kirayı karşılayacak kadar boş efes şişeleri, üst daireden kaçak çekilmiş kablolu tv, mutfakta biri diğerine hiç benzemeyen bir yıgın tabak ve promosyon harry potterli ya da bira markası amblemli bardaklar, yerdeki siyah minderlerle tezat evin demirbaşı koca kollu avizeler, her odada minimum yirmibeş yaşında olan farklı farklı perdeler, dikey ve yatay tıkıştırılmış kitaplarla ve onlardan kalan yere konulmuş yarısı yakılmış mumlar, bir iki kızılderili kartpostalı, kinder ya da toto oyuncağı, ne alırsan bir milyoncudan dayanamayıp alınmış tornavida seti ya da kerpeten, tuvalette muhakkak bir iki dergi, tuvalet kapısında yaratıcılığa bağlı bir iki uyarı ya da bilgilendirme notu.
ögrenci evi zil sesinin gunun her saati duyulabileceği, istiab haddinin tahmin edilemediği ve bir gece uyumak için kalan insan sayısı rekorunun sürekli yeniden kırıldığı neşeli ve samimi bir ortamdır.
öğrenci evinde kimse kül döktü diye utanmaz. öğrenci evinin her köşesinde yatılabilir. her saat kalkılabilir. kahvaltı 16.00′ da öğlen yemeği 22,00 de ve akşam yemeği de 03,45 de yenebilir.
normal evlerin tersine faturalar senede dört ya da altı kez ödenir. bu ödemeler arası bazı günler, mum ışığında muhabbetle ve camiden su taşırken hem eğlenmek hem küfretmekle geçer.
öğrenci evinde hep fazladan giysi olur. gelen unutur giden unutur, kocaman bir misafirden kalan eşyalar listesi olur.
öğrenci evinde 24 saat kesintisiz muhabbet olur. vardiyalıdır, yorulan gider yatar yerini uyanan alır.
öğrenci evi, king demektir, tabu demektir
,risk demektir, efes fıçı demektir, kirli çarşaflarda huzurlu uyku demektir. sen bacısın ben kardeş yirmi kişi aynı odada uyuyabilmek demektir. perdelerdeki sarı sigara dumanı lekelerine bakıp görmemektir. öğrenci evi bes sene elektrik süpürgesi ile tanışmasa dahi asla tozlanacak kadar yalnız kalmayan evdir.
öğrenci evi, öğrencilikten çıktıktan sonra kıymeti onbine katlanan bir gençlik ateşi şöminesidir.
artık bir okulda kaydın yoksa ama ssk’ da sicil numaran varsa, ne kadar kasarsan kas ne o gümüşlüğünü tek kolonlu roadstar marka dandik müzik setiyle değiştirebilirsin ne de o yağlıboya tabloyu indirip, duvarına bantla dünyayı kurtaran adamı yapıştırabilirsin.
öğrenci evi dört ila on yıllık bir saltanat sarayıdır. bunu evden mezun olmayan anlamaz.

Hemen Hemen hepimizin başından bir öğrenci evi vakası geçtiğine düşünüyorum, azda olsa insanları anılarını hatırlatarak tebessüm ettirebildiysem ne mutlu bana

Ana kurallar :

1 - evin sahibi yoktur. evde kalan herkes ev ahalisidir. kirayı kimin ödediğinin önemi olmaz.

2 - makarna ve kola her zaman makbuldür. makarna suyunu “beyler acıkan var mı ?” sorusunu soran koyar.

3 - alınan biraların bakkaldan çıkma saati ile boşunun balkona koyulma saati arası maksimum yedi saattir.

4 - evden her çıkan mutfak civarındaki ağzı bağlı migros torbalarından bir tanesini çöpe atmakla yükümlüdür.

5 - banyoya alınacak şampuanlar “kınalı saçlar için” ya da “sık kırılan ince telli saçlar için” gibisinden spesifik olmamalı, en büyük boy “normal saçlar için” duru ya da hacı şakir olmalıdır.

6- evin yakınında bir bim, en az beş tane de eve yemek servisi yapan lokanta bilinmelidir. lokantalardan birisinden eve geliş güzergahında bakkal varsa, sigara bitince o lokanta tercih edilir. çocuk gelirken sigara da alabilir.

7 - tuvalete girereken okunabilmesi için el altında en az birer adet leman,fhm, postexpress, goal dergilerinden bulunmalıdır.

8 - aynı anda üç king masası kuracak teçhizat olmalıdır.

9 - dersler ve sınavlar kişinin kendi sorumluluğundadır. ertesi gün sınavı olan birisi için özel muamele gösterilmez, evdeki eğlencede bir kısıta gidilmez.

10 - bir gece önce “olum beni saat x’te kesin uyandırın” diyen kişi, uyandırıcının da uyanamama ihtimaline hazırlıklı olmalıdır. kişi bir dürtmede uyanmazsa gerisi kendi sorumluluğundadır.

11 - sifonun çalışmadığını biz de biliyoruz. o kovanın orada durma nedeni de bu zaten.

Öğrencisine gore degisen dort duvar butunu. kantinde bir arkadasın gelip ” ulen ilk haftada ev keraneye dondu, 3 gundur salonda yatıyom” sozleriyle anlaşılacagı uzere bir nevi indirimli abonman kullanıcılarının bir nevi aşk yuvası. soguk gunlerde ev içinde ates yakılıp cevresine oturulabiliyor oldugu da ev sahibi kaynaklı bir gercektir.
hamambocegi ile kontrat imzalama a$amasina gelen evdir bu. icinde arkada$lar ikamet ediyorsa eger, butun kizlar toplandik modunda bu evi hallac pamugu gibi atmaya gidilir. temizlik yapilir, evdekilere hasret kaldiklari bol sulu yemekler yapilir, evin sagina soluna cicekler, danteller vesayre konulur. 2 hafta sonraki ziyarette evin ilk haline geri dondugunu tespit etmek zor olmayacaktir. ayrica bu evler adeta legodan yapilmi$ gibidir, bi anda e$yalarin yeri degi$tirilip bamba$ka e$yalar haline gelebilirler.
buz dolabının içini açtığımda gördüğüm tek şeyin bira ve komşular tarafından getirilen ama dolu olması beklenerek açıldığında coktan tüketildiği görülen tencerelerin bulunduğu bunalım ve seviş ortamı
-kesinlikle temiz çatal, kaşık, tencere kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.
-evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.
-öğrenci evine gelen misafirlerde öğrencidir genelde, bu misafirlere gelirken kola al , sucuk al vs.. denir ve o misafir sizden bıkana kadar bu istekler devam edilir.
tavana kadar pizza kutusu dizdiğim, buzdolabını boş şarap şişeleriyle doldurduğum, tuvalet kağıdı kalmadığında kirli çoraplarımı kullandığım, zippo gazıyla yerlere ismimi yazdıktan sonra tutuşturduğum, ev.
varsa sevgiliye yoksa yüzlerce takla atıp kandırılan kız arkadaşlara temizlettirilen ev türü.
hem çok iyi hem de çok kötü bir mekan. bir kısım kötü yanlarına değineceğim:
*her zaman yemek problemdir. en kötü yanı budur. sürekli “ne yesek, ne yapsak?” diye düşünürsünüz. dolapta bi bok yoktur yiyecek çünkü.
*yemek yapayım dersiniz bir sürü bulaşık çıkar. yıkamazsınız dağ olur.
*evi bok götürür.
*yemek ve uyku düzeniniz asla olmaz

bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark bookmark