Gonderen 08 May 2008
Tags: alkol, anahtar, anı, asker, bale, berber, börek, Brad Pitt, brometre, buz pateni, buzdolabı, çakmak-trafik polisi, cep telefonu, cinayet, cüzdan, dolma, elma şekeri, fıkra.komik, futbol, gelinlik, göbek, helva, hesap makinesi, hikaye, jimnastik, kas, kel, komedi, mekanizma, mont, mücevher, pantolon, para, playboy, radyo, roman, seks, şemsiye, silah, smokin, tecavüz, termometre, ucak, yağmur, zeytinyağlı
1.Sigaradan sararmis biyiklarimiz yok…
2. Arabamizin yolda patlayan lastigini degistirmeyi bilmesek de
olur.
3. ‘Ya kalkmazsa? ‘
4. ‘Ya inerse? ‘.. sizin de isiniz zor valla yaaa…
5. Pantolon giymek bizim için fizyolojik olarak en az etek kadar
rahattir.
6. Kisiligimiz kullandigimiz arabanin beygir gücü ile dogru
orantili olarak degismiyor.
7. Tuvalette sadece tavana degil, sagimiza solumuza herhangi bir
ölçme-biçme endisesi duymaksizin bakinabiliriz.
8. ‘Gerçek mi, rol mü yapiyor? ‘
9. ‘Damsiz Girilmez’ bize bir sey ifade etmiyor…
10. Kirmizi isikta yanimizdaki arabanin bizden önce çikmasi ya da bir aracin bizi sollamasi hiçbir sey demek degildir.
11. Istedigimiz her yerde ve her kosulda aÄŸlayabiliriz.
12. Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olasi kaslari
belirginlestirecek diye bir zorunlulugumuz yok…
13. Vücudumuzda kas olacak diye bir zorunlulugumuz da yok hatta..
14. Kas gücü gerektirecek isleri zevkle yapacak birileri her zaman vardir…
15. Dügme, sökük vs. dikmek özel bir beceri gerektirmiyor.
16. Dünya yerle bir olsa önce kadinlar ve çocuklar!
17. ‘Yoktan var edilen’ yapay bedenlerimize tapinacak bir karsi cins varken, kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarindan sonuna kadar yararlaniyoruz…
18. Asik oluyoruz… korkmadan.
19. Biraz göbek sevimli mi durur? .. hadi ordan! ! siz hiç ‘kalçalarimdaki yaglar beni çekici gösteriyor’ diyen bir kadin gördünüz mü? Asla dis görünüsümüzle ilgili yalan telkinlerle kendimizi kandirmaya çalismayiz.. Rejim gerekiyorsa rejim… alla alla…
20. Tecavüze ugradigimizda cinsel tercihimizi degistirmek zorunda degiliz…
21. Duygusal saçmaliklar adina kredi sahibiyiz… çiçek ve çikolata istiyoruz….
22. Evde, banyoda, kil- tüy dökmeyiz…
23. Dokundugumuz bedenin herhangi bir kismindan silikonlar fiskirma korkusu duymayiz… genelde tabi!
24. Sünnet olmayız
25. Meslek grubunda ‘ev kadini’ diye kebap bir seçenek var… 26. Birinden hoslansak da ‘ilk adim atma kabusu’ndan muafiz…
27. Evet, gelinlik 200.- $, smokin ise 100.-$.. ve her ikisini de
sevgili damat ödüyor…
28. ‘3 dubleden sonra fecii sarhos olurum’ diyebiliriz rahatlikla…
29. ‘Çirkin’ kadin yoktur.
30. 50 yasindan önce hiçbir erkege seks için para ödemek zorunda degiliz.
31. 31 sayisi da sadece digerleri gibi bir sayi…
32. Kisa boy mu? E topuklu ayakkabilar ne güne duruyor ki?
33. Yasimiz ne olursa olsun bir uçan balon tasiyabilir, pamuk
helva ve elma sekeri de yiyebiliriz.
34. Her sabah tras olmak zorunda degiliz.
35. Bir gece hos bir rüya görsek ertesi sabah pijamamizi kirliye
atmamiz gerekmez.
36. Genellikle istedigimizi almamiz için söylememiz yeterlidir….
37. Bazen istemedigimizi söyleyerek de aliriz.
38. Blue-jean’lerimizin muhtelif kisimlari diger taraflarina göre
dengesiz biçimde beyazlamaz… ya da sararmaz…
39. Kizdigimizda birbirimizin anneleri, kizkardesleri, ebeleri,
dayilari ya da sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz…
40. Ayakta kalmak(?) için 1,5 kaymakli künefe yememiz gerekmiyor…
41. Bebeklik albümlerimiz sirtüstü çirilçiplak resimlerimizle dolu
degil…
42. ‘Hadi amcalara göster..’ seklinde rezil bir çocukluk animiz da hiç olmayacak…
43. Uçan tekmelerle birbirimizin agzini yüzünü kirdigimiz sporlar
yapmiyoruz…
44. Fiziksel güç iddiamiz yok ama grip olunca da ölümcül birhastaliga yakalanmis gibi iptal olmuyoruz…
45. Silah… hiç iki kizin silahla oynarken birbirini vurdugunu duydunuz mu?
46. Horlamiyoruz….
47. Az bildigimiz bir seyi çok anlatabiliriz.
48. Birbirimize, beklenmedik yikici sonuçlar dogurabilecek, esek
sakalari yapma adetimiz yoktur.
49. Canimizin çektigi yemegi pisirir, kötü de olsa herkese yedirebiliriz.
50. Kerizi parasindan ayirmada Allah vergisi bir yetenegimiz vardir.
51. Sigaramizi yakacak birileri hep vardir…
52. Evde bozulan bir aleti, onarmaya çalisip bir daha
kullanilamayacak hale getirmek yerine tamirci çagirmak rasyonalitesine sahibiz
53. Tükürmeyiz…
54. Giysilerimizden o gün ögle yemeginde ne yedigimiz anlasilmaz.
55. Harika alyansimiz asla killarin arasinda kaybolmaz.
56. Estetik sanatlarin %90′i kadindan esinlenmistir.
57. Ayaklarimiz kokmuyor.
58. ‘Erkek sözü’ gibi ikna etmeye yönelik sifatlar yaratmadik
hiç…Yoksa verilen sözlerin tutulmamasi gibi bir sorun mu var?
59. Övgü ve komplimanlar sadece ruhumuzu oksar geçer, ikna
etmeye yetmez… ya gururu oksanan bir erkek neyi reddeder ki? 60. Çapkinliklarimizin ardindan giysilerimizde, biz istemedikçe
(mesela Monica L. istemisti!) , deliller (ruj lekesi, sari saç teli vs.)
bulunmasi ihtimali yok…
61. Toplum içinde organ düzeltme stresi..
62. Cep telefonumuzun sesi popomuzdan gelmez.
63. En sevmedigimiz insanlara bile, öyle gerekiyorsa eger, yeterince dayanabiliriz.
64. Sevisirken sirtimiz yere gelse de bu kazananin karsi taraf
oldugu anlamina gelmez.
65. ‘Anneme gidiyorum’ diyerek kapiyi çarpmak bize yakisan
bir ayricalik…
66. Saçimizi boyayabiliriz… 20 yasinda bile…
67. Çiglik atabiliyoruz… sevinince, üzülünce, korkunca…
68. Aradigimiz adresi, kaybolmadan önce sormayi düsünebiliyoruz…
69. Uzaga iseme, uzaga tükürme, yüksek sesle gegirme vb. karizma krikolarimiz yok….
70. Askere gitmiyoruz..
71. Annelik duygusu… apayridir…
72. Sevgilimize, agabey ya da babamiza ait gömlek, kazak,
mont, T-shirt’leri giyebiliyoruz.
73. Bale, dans, ritmik jimnastik, buz pateni vb. ugraslar edinmemiz cinsel tercihimiz hakkinda tartisma yaratmaz….
74. Hayatimizin hiçbir döneminde kravat takmak zorunda
degiliz…
75. Mücevherler bizim…
76. Yagmurda semsiyesiz kalmayiz.
77. Belli dönemlerimiz, cinayet bile islesek hafifletici
neden kabul edilir.
78. ‘Bosanmak istersek’ tek celsede bosaniriz.
79. ‘Bosanmak istemezsek’ zengin bir dul oluruz.
80. Bir gün önce çikardigimiz çoraplarimizi evin alti üstüne gelmeden, üstelik de kimselere sormadan bulabiliyoruz.
81. Kol saatimizin ayni zamanda hesap makinesi, takometre, barometre, termometre ve radyo olmasi gerekmiyor. 82. Playboy Late Night, kirmizi nokta, Tutti Frutti vb. yüzünden
uykusuz geceler geçirmiyoruz.
83. Özel günleri parmagimiza kirmizi iplik baglamadan da hatirlayabiliyoruz..
84. ‘Kaaaave..’ye gitmiyoruz.
85. Trafik polisinin alkol vs. çevirmelerinden muafiz…
86. Istemezsek hesap ödemeyebiliriz.
87. Yürürken ceplerimizden bozuk para, anahtar, çakmak vs.
sesleri gelmez…
88. Gece eve birakiliriz…
89. Bulasik makinesi karmasik bir dünyadisi mekanizma
degildir…
90. Geceyarisi yataktan sivisip, buzdolabinin isiginda zeytinyagli
dolma, börek ve ‘hain köfte’ yemiyoruz…
91. Ortaliktaki alakasiz her türlü nesne ve sözcükten cinsel çagrisimlar çikarip günün 14 saatini seks düsünerek geçirmeyiz…
92. Kel olmuyoruz…
93. Toplu tasima araçlarinda nadiren ayakta kaliriz.
94. Futbol mu? Bizim tuttugumuz takim genelde kaybetmez…
95. Her basarili erkegin arkasinda bir kadin vardir…
96. Berberde kimse yüzümüzü 800 kolonya ile ovusturarak
gözlerimizi yuvalarindan ugratmiyor.
97. Bizim berberlerin koltuga yaslanmasi ya da üzerimize abanmasi da gerekmiyor…
98. Para cüzdanimiz bir süre sonra kavisli yuvarlak hatli bir
sekil almiyor.
99. Pantolon almaya çikip eve uçak maketi, uzaktan kumandali araba, mini langirt masasi vb. emtia ile dönmüyoruz.
100. Eh… bir de Brad Pitt hak ettik artik.
Gonderen 08 May 2008
Tags: anı, buzdolabı, delil, diş, fatura, fikra, fırçalamak, hikaye, komedi, komik, mesaj, para, roman, seksi, sinya, telefon, telesekreter, yatırım danışmanı
Telesekreterlere konulmus enteresan mesajlar:
“Merhaba..Ben John.. Telefon sirketinden ariyorsan, faturanizi odedim merak etme… Anne Baba eger sizseniz, bana acilen para gonderin..
Yatirim danismanim eger arayan sensen, bana yeteri kadar para gondermemissin..
Erkek arkadaslarimdan biriysen, bana borcun var halaparami vermedin..
Kiz arkadaslarimdan biriysen, hic endiselenme bende para bol”
“Merhaba.. simdi de sen bisey soyle..”
“Merhaba.. ben su anda evde diilim ama telesekreterim evde, benim yerime onunla konusun..simdi size biiip diycek”
” Merhaba,ben David’in telesekreteriyim siz kimsiniz??”
” Merhaba.. mesaj birakirsaniz sizi ararim.. “seksi” bir mesaj birakirsaniz,
sizi HEMEN ararim”
” Merhaba!!! John’un telesekreteri bozuldu.. ben buzdolabındayım…”
” Merhaba.. bu konusan bir makinedir.. ben mesajlari anlayabilirim.. sahiplerim cok temiz insanlardir,evimiz cok zevkli dosenmistir … Bir sürü yardim kurumuna bagista bulunmuslardir … hey hala ordaysaniz mesaj birakin, onlar sizi geri ariycak kadar naziktirler”
“Bu bir telesekreter degildir.. bu bir telepatik dusunce okuma makinesidir.
bip sesinden sonra adinizi,neden aradiginizi ve numaranizi dusunun, ben de
sizi aramayi dusunucem”
“Merhaba.. buyuk ihtimalle evdeyim, ama hoslanmadigim birinin aramasindan
korkuyorum.. Mesajinizi birakin, size geri donmezsem demek ki o korktugum sizsiniz”
“Merhaba.. ben George!! Su anda size cevap veremiyorum … mesajinizi birakin, ben size geri donene kadar telefonun basindan ayrilmayin”
“Lutfen sinyalden sonra mesajinizi birakin.. yine de sessiz kalma hakkiniz var.. cunku soylediginiz hersey kaydedilecek ve aleyhinize delil olarak kullanilacaktir…”
“Merhaba!! Biz Jim ve Sonya’yiz.. Su anda telefonu acamiyoruz cunku yapmayi
cok sevdigimiz biseyle mesguluz… Sonya’nin tarzi yukari asagi, benim tarzim
soldan saga ve yavas yavas… Neyse siz mesajinizi birakin, biz disimizi fircalamayi bitirince sizi arariz..”
Gonderen 05 May 2008
Tags: adam, akşehir, altın, bağ, ev, fikra, komedi, masal, NASRETTİN HOCA, para, roman, yetim, yoksul, zekat
NASREDDİN Hoca, zekatını her yıl AkÅŸehir’in en zengin adamına verirmiÅŸ.
Bunu da konuya komÅŸuya böbürlenerek anlatırmış. KomÅŸular baÅŸlangıçta olayı pek önemsememiÅŸler ancak bu hep böyle devam edince, Hoca’yı uyarma ihtiyacını duymuÅŸlar.
- Bak Hocam, senin bu yaptığın doÄŸru deÄŸil. Zekat dediÄŸin: yoksula, yetimlere, kimsesizlere, iÅŸi gücü olmayanlara, bakıma muhtaç kiÅŸilere verilir. Sen ise bunun aksini yapıyorsun ve her yıl zekatını AkÅŸehir’in en zengin adamına veriyorsun. Bu yaptığın yanlış.
- Asıl sizin yaptığınız yanlış.
- NedenmiÅŸ o…?
- Bakın, Allah tarlayı, arsayı, evi, bağı, bahçeyi, altını, parayı yani malı mülkü benim zekat verdiÄŸim adama vermiÅŸ mi…?
- VermiiiÅŸ…
- Bir yandan da tarlayı, arsayı, evi, bağı, bahçeyi, altını ve parayı bu adama vermeye devam ediyor mu…?
- Ediyooor…
- Eee… Ben de gidip Allah’ın verdiÄŸi adama veriyorum. Siz Allah’dan iyi mi bileceksiniz?
Gonderen 05 May 2008
Tags: akşam, alısveris, ay, çerçeve, elbise, fikra, hikaye, komedi, para, sinema, yemek, yıl
SENI SEViYORUM
6. hafta: Seni seviyorum
6. ay: Tabii ki, seni seviyorum
6. yil: Seni sevmesem çoktan çeker giderdim
EVE GELIÅž
6. hafta: Askim, ben geldim
6. ay: Selam!
6. yil: Annen ne yemek yapmis?
KAPI ÇALINDI
6. hafta: Zahmet etme, ben açarim
6. ay: Ben açayim mi kapiyi?
6. yil: Yahu su kapiya baksaniza!
TELEFONDA
6. hafta: Sevgilim, Ayse telefonda
6. ay: Seni ariyorlar
6. yil: Telefoooon!
ÇOCUKLUGA DAIR
6. hafta: Zor bir çocukluk geçirmissin
6. ay: Senin anan da cins ha
6. yil: Ulan tam da anana çekmissin
TATIL PLANLARI
6. hafta: Bu yaz seni Venedik´e götürecegim
6. ay: Tatilde Ankara´ya gitsek ne olur?
6. yil: Niye, evin suyu mu çikti?
HEDIYELER
6. hafta: Bu yüzügü insallah seversin
6. ay: Resim çerçevesi aldim, her zaman lazim
6. yil: Su parayla kendine bir sey al
SINEMAYA GIDILIYOR
6. hafta: Hangi filmi görmek istersin?
6. ay: Evita´ya gidelim mi?
6. yil: Evita´yi gör, ben çok begendim
KÜÇÜK SAKARLIKLAR
6. hafta: Üzülme sevgilim, leke yapmaz
6. ay: Dikkat etsene yahu!
6. yil: Amma da sakarsin be kadin!
FIKIR AYRILIKLARI
6. hafta: Ben pek bu fikirde degilim
6. ay: Bu konuda yanlis düsünüyorsun
6. yil: Saçma sapan konusma, Allahini ´seversen
YEMEKLER
6. hafta: Yaptigin yemeklere de bayiliyorum
6. ay: Bu aksam ne yiyoruz?
6. yil: Gene mi makarna!
ELBISELER VE ALISVERIS
6. hafta: Bu elbise sana çok yakismis
6. ay: Bir elbise daha mi aldin?
6. yil: Kaç para verdin buna?
ÖZÜR DILEMEK
6. hafta: Özür dileyecek bir sey yapmadin ki
6. ay: Biraz dikkat etsene be kizim
6. yil: Hay senin eline…
Gonderen 05 May 2008
Tags: anı, bankamatik, canta, cep telefonu, erkek, fikra, hikaye, işlem, kadin, kilometre, komedi, makbuz, makyaj, masal, para, pın numarası, şifre, vites
Kadın ve Erkek arasındaki Farklar.!!!
ERKEK
1.Bankamatiğin önüne park et.
2.Kartı sok.
3.Åžifreyi gir, iÅŸlemi yap.
4.Parayı, kartı ve makbuzu al.
KADIN
1.Bankamatiğin önüne park et.
2.Dikiz aynasında makyajına bak.
3.Kontağı kapat.
4.Kontak anahtarını çantaya at.
5.Bankamatiğin önünde çantada cüzdan ara.
6.Kartı sok.
7.Çantanın içinde PIN numarası yazan kağıt parçasını ara.
8.PIN numarasını gır.
9.Ekrandaki bütün yazıları oku.
10.İptal tuşuna bas.
11.PIN numarasını tekrar gir.
12.İptal tuşuna bas.
13.Cep telefonundan doğru PIN kodunu sormak için kocayı ara.
14.Bakiye sor.
15.Zarf aran.
16.Paraları zarfın içine koy, makineye sok
17.Bütün yazıları yine oku.
18.Nakit çek.
19.Arabaya don.
20.Makyaja bak.
21.Sağa sinyal ver, üç santim ilerle.
22.Dur.
23.Arabadan in.
24.Bankamatikten kartı ve makbuzu al.
25.Arabaya dön.
26.Kartı cüzdana koy.
27.Makbuzu küçük deftere işle.
28.Makyaja bak.
29.Geri vitese tak.
30.İleri vitese tak.
31.Bir kilometre ilerle.
32.El frenini indir!
Gonderen 04 May 2008
Tags: besiktas, dedikodu, dolmuş, kapı, kaptan, klima, ögrnci, para, sigara
Eve gitmek üzere bakırköy dolmuşu bekliyordum. sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum tekel bayiine girecekken minibüs geldi.
Apar topar bindim. şoföre parayı uzatıp,
-’bir monte carlo’ dedim!
Adam birkaç saniye yüzüme bakıp,
- ‘abi bu bakırköy’e gider’diye cevap verdi!
İşte o an benim ve şoförün bittiği andır.
Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası karşık sanırım,kendisi de dolmuştakilerle güler söylediine) şöför kadını indirirken:
- buyrun size layık değil ama!
Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer;
- musait bi yerde iner misiniz? şöför :
- niye sen mi kullancan
Rumeli-hisarüstü otobüsüyle taksim’e dogru gidiyoruz. adamın biri
Besiktas dolaylarında gayet aceleci bir tavirla
- kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?? bizim soför olaya hakim:
-tabi abi ayıp ettin.al götür. senden kıymetli mi
Ankara’da, cok sıcak bir gunde, dolmuÅŸtaki bir kokona yelpazesiyle
-”şöfeer bey klimayı acar mısınız cok sıcak olduu” demisti.
Pala bıyıklı şöfer amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra, kapıyı acıp acıp kapatmaya basladı)
Istanbul’dayiz …dolmuÅŸa bindik, dolmuÅŸ doldu, tam kalkicak, elemanın bir açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuÅŸuz, önde 3 kiÅŸi arkada 4 … eleman hala bir umut sordu:
- “kaptan, yer var mi?”.
Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:
- “bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım”
Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi.
Tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre parayı uzattı
- abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın?
Gonderen 04 May 2008
Tags: anne, baba, erkek, fikra, gerçek, kadin, komedi, para, roman
Bir erkek neyi bekler?
Gercek 1 kadin bekler,annesinin besledigi gibi onu besleyen,
Evini temiz,pak ve sicak tutan,
Dir dir nedir bilmeyen,
Paranin kiymetini bilip alisveris etmeyen,
Bütün gün calisip,
Bütün gece dans edebilien,
Ve asla HAYIR! demeyen,
Asla basi agrimayan;
Ve her zaman tedbirli,
Yalniz kendisini sevecek,
Ve şımartacak bir kadın
BEKLER…………………………………….. …
ÇOK BEKLER………….
Gonderen 04 May 2008
Tags: araba, dogumgünü, fikra, hikaye, hisse, komedi, mercedes, para, roman
Dört arkadaş barda muhabbete dalmıştır. İçlerinden biri tuvalete gider. Üç arkadaş sohbetlerine devam ederler. Birinci adam oğlundan söz eder:
- ‘Benim oÄŸlan araba yıkamakla iÅŸe baÅŸladı. Bir baltaya sap olamayacağından korkuyordum ama bir gün arabasını yıkadığı adamlardan biri ona iÅŸ teklif etmiÅŸ. Sonra iyi bir araba satıcısı oldu. Hatta o kadar iyi para kazandı ki, geçenlerde bir arkadaşının doÄŸum gününde ona Mercedes aldı!’
İkinci adam da mevzuya girer:
- ‘Benim oÄŸlum da biraz problemliydi. Büyük bir emlak ÅŸirketinde çalışırken inanilmaz bir iÅŸ kaptı ve ondan sonra ilerledi. Acayip zengin oldu. Çalıştığı ÅŸirketi de satın aldı. Bir arkadaşının doÄŸum gününde ona bir ev bile hediye etti.’
Digerlerini dinleyen üçüncü adam da heyecanla söz alır:
- ‘Aynen benimki de öyle. İşe bir borsa ÅŸirketinde temizlik elemanı olarak baÅŸladı. Bir gün kendi kendine hesaplar yaparken patron tarafından fark edilince broker oldu ve büyük baÅŸarılarla inanilmaz bir servete sahip oldu. Üstelik de en iyi arkadaşına bir milyon dolarlık hisse senedi armaÄŸan etti!’
Bu sırada dördüncü adam tuvaletten çıkmış ve sohbete katılmıştır. Diğerleri ona çocuklarından bahsettiklerini söyleyince adam içini çekerek konuşmaya başlar:
- ‘Ehh… Benim oÄŸlumun iyi bir iÅŸ yönünden biraz hayal kırıklığı olduÄŸunu itiraf etmeliyim. DoÄŸru düzgün bir iÅŸte dikiÅŸ tutturamadı. Ama oÄŸlumun öyle arkadaÅŸları var ki, geçen doÄŸum gününde ona bir Mercedes, bir ev ve bir milyon dolarlık hisse senedi hediye etmiÅŸler!’