NASA ‘dan yapılan açıklamaya göre uzaylılarla ilk baÄŸlantı kuruldu. Uzaylıların NASA ‘da temizlik görevlisi olarak çalışan Hasan Karabasan isimli Türk ‘ü cep telefonundan aradıkları bildirdi
NASA ‘dan yapılan açıklamaya göre uzaylılarla ilk baÄŸlantı kuruldu. Uzaylıların NASA ‘da temizlik görevlisi olarak çalışan Hasan Karabasan isimli Türk ‘ü cep telefonundan aradıkları bildirdi
Bir grup ingiliz, amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. Birden şiddetli bir fırtına kopmuş.Geminin batacağını anlayan kaptan
hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş.Fakat kimse buna
inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiÅŸ. Bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduÄŸunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış. “Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi” demiÅŸ.Tayfa gitmiÅŸ ve kısa bir süre sonra geri dönmüş. Kaptan merakla sormuÅŸ:
-Eee,noldu?
-Hepsi atladılar efendim.
Kaptan çok şaşırmış:
-Nasıl olur,daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı.
Ne dedin onlara?
-Çok kolay. İngilizlere “Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan
bir gemide olmamalılar” dedim.
Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu için çok faydalı
olduğunu söyledim.
-Peki ya Türklere ne dedin?
-Onlara da “Denize girmek yasak! ” dedim
 Türkün aklini seveyim;
     Güney’de bir turistik lokanta, yemek listesine yemeklerin Türkçe adlarini, kars¸ısına da Ingilizcelerini koymus. Mantı’nin ingilizcesi olarak da “Logi” geçiyormus.
     ingilizcede böyle bir sözcük mevcut degil. Peki nasil icad edilmis?
     Arastirmis ve bulmuslar: “Logic” ingilizcede “mantık” demek. Son harfini atmislar, olmus “mantı
Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.
İcabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?
İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır.
Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur.
Sakın bu oyuna düşmeyin.
Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir.
Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.
Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir!
Unutmayın su uyur, düşman uyumaz!
(ALINTIDIR)
Davetsiz düğün misafiri, dayanamıyor halay çekiyor çok komik