
Kadınlar vitrinde gördükleri “İndirim” lafına dayanamaz. İndirimdeki mal kadında mıknatıs etkisi yapar.
10 tane benzer pabucu olsa indirimde gördüğü ayakkabıyı alır, siz,
“Bunların aynısı dolabında var” deseniz “Sen gerçekten hiç anlamıyorsun” lafını yapıştırır.
* Kadınlar ağlar. Ancak tek başına bir köşeye çekilip de -yalnız- ağlamaz. Kadınlar, sadece sevdiği erkek duyabilecekse ağlar
* Bütün kadınlar kesin bir cevabı olmayan konularda soru sormakta müthiş ustadır. Maksat, siz kendinizi sürekli suçlu hissedin.
* Kadınlar asla sır saklayamaz. Daha doğrusu, kadınlar için bir sırrı en yakın üç arkadaşlarına söylemek sırrı açık etmek kapsamına girmez. Bu mantıkla hepsi en yakın arkadaşlarına söylediklerinden sonunda sırrı bilmeyen kalmaz.
* Kadınlar telefona cevap vermeyi sevmez, uzun uzun çalsa dahi rahatsız olmadan açmayabilirler. Lakin telefonda dünyanın en uzun konuşmalarını yapanlar da yine kadınlardır.
*Kadın yataÄŸa yatmadan “evvel” saçını tarayan tek yaratıktır.
* Kestirme yola sapıldığında her kadına bir “kaybolacağız” korkusu gelir.
* Kırmızı ışık, kadınlar için, “makyaj molası” iÅŸaretidir.
*İstisnasız her kadın vermesi gereken bir-iki kilo olduğunu düşünür.
* Kadınlar durup dururken eve bir buket çiçekle gelen kocadan şüphelenir.
* Kadınlar tuvaletin kapağını küçük bir hareketle indirmek yerine tuvaletten salona kadar yürür, kocasına söylenir ve tuvalete geri döner.
* Erkek konuşurken kadın lafın ortasından konuşmaya dalar ve devam eder. Aynı şeyi erkek yapacak olsa kıyamet kopar.
* Düğünlerde kadın kadına dans edenleri görünce kimsenin aklına bir şey gelmez. Erkekler için durum aynı değildir.
* Karısının gözucuyla bir başka adama baktığını yakalayabilmiş erkek yoktur. Oysa kadınlar erkeklerini başka kadına baktığı an -saniyesinde- yakalarlar.
*Kadınların erkeklerden daha çok para kazandığı tek meslek vardır: Top modellik.
* Kadının dondurmayı nasıl yediğine bakarak karakter testi yapabilirsiniz.
* Evde saatlerce kendi giyimiyle ilgilenen kadın, sokağa çıktığında saatlerce başka kadınların elbiseleriyle ilgilenir.
* “Yok bir ÅŸey”in anlamı kadınlarda, erkeklerinkinden, tamamen farklıdır.
* Kadınlar her konuda erkeklerle eşit olmak isterler. Üç istisna: Erkek tuvaletlerine girmek, çöpü indirmek ve hesabı ödemek.
* Kadınlar asla haksız deÄŸildir… En haksız olduÄŸu konuda bile “Kendime göre nedenlerim var” der.
* Tabiatta kadınlara karşı son sözü söyleyebilecek tek bir doğal yapı vardır: Yankı!
* Kadınlar kendilerine neler verildiğine değil, onlar için nelerden vazgeçildiğine bakar.
* Zengin adam, karısının harcadığından daha çok kazanabilen erkek demektir.
* Kadınlar “Erkeklerle eÅŸitiz” iddiasını sürekli tekrarlamaktan vazgeçtikleri anda, erkekler kadınları kendilerinden üstün gördüklerini söyleyebilme fırsatını yakalayacak.
* Kritiklere başlayan kadın, kritik bir yaşa gelmiş demektir.
* Evlilikler aynen kazalar gibidir, iki ÅŸahit ister.
* Kadın elinizi tuttuğu anda, bilin ki, eninde sonunda tepenize çıkacaktır
ogrenci evi demek, bir eve ait tum tabuların yıkılabilirliği demektir. posterler ve duvar saati tavanda durur, portakal kasasında plaklar, en metalcilerin evinde bile dallı güllü koltuk örtüleri, balkonda depozitosu bir kirayı karşılayacak kadar boş efes şişeleri, üst daireden kaçak çekilmiş kablolu tv, mutfakta biri diğerine hiç benzemeyen bir yıgın tabak ve promosyon harry potterli ya da bira markası amblemli bardaklar, yerdeki siyah minderlerle tezat evin demirbaşı koca kollu avizeler, her odada minimum yirmibeş yaşında olan farklı farklı perdeler, dikey ve yatay tıkıştırılmış kitaplarla ve onlardan kalan yere konulmuş yarısı yakılmış mumlar, bir iki kızılderili kartpostalı, kinder ya da toto oyuncağı, ne alırsan bir milyoncudan dayanamayıp alınmış tornavida seti ya da kerpeten, tuvalette muhakkak bir iki dergi, tuvalet kapısında yaratıcılığa bağlı bir iki uyarı ya da bilgilendirme notu.
ögrenci evi zil sesinin gunun her saati duyulabileceği, istiab haddinin tahmin edilemediği ve bir gece uyumak için kalan insan sayısı rekorunun sürekli yeniden kırıldığı neşeli ve samimi bir ortamdır.
öğrenci evinde kimse kül döktü diye utanmaz. öğrenci evinin her köşesinde yatılabilir. her saat kalkılabilir. kahvaltı 16.00′ da öğlen yemeÄŸi 22,00 de ve akÅŸam yemeÄŸi de 03,45 de yenebilir.
normal evlerin tersine faturalar senede dört ya da altı kez ödenir. bu ödemeler arası bazı günler, mum ışığında muhabbetle ve camiden su taşırken hem eğlenmek hem küfretmekle geçer.
öğrenci evinde hep fazladan giysi olur. gelen unutur giden unutur, kocaman bir misafirden kalan eşyalar listesi olur.
öğrenci evinde 24 saat kesintisiz muhabbet olur. vardiyalıdır, yorulan gider yatar yerini uyanan alır.
öğrenci evi, king demektir, tabu demektir
,risk demektir, efes fıçı demektir, kirli çarşaflarda huzurlu uyku demektir. sen bacısın ben kardeş yirmi kişi aynı odada uyuyabilmek demektir. perdelerdeki sarı sigara dumanı lekelerine bakıp görmemektir. öğrenci evi bes sene elektrik süpürgesi ile tanışmasa dahi asla tozlanacak kadar yalnız kalmayan evdir.
öğrenci evi, öğrencilikten çıktıktan sonra kıymeti onbine katlanan bir gençlik ateşi şöminesidir.
artık bir okulda kaydın yoksa ama ssk’ da sicil numaran varsa, ne kadar kasarsan kas ne o gümüşlüğünü tek kolonlu roadstar marka dandik müzik setiyle deÄŸiÅŸtirebilirsin ne de o yaÄŸlıboya tabloyu indirip, duvarına bantla dünyayı kurtaran adamı yapıştırabilirsin.
öğrenci evi dört ila on yıllık bir saltanat sarayıdır. bunu evden mezun olmayan anlamaz.
Hemen Hemen hepimizin başından bir öğrenci evi vakası geçtiğine düşünüyorum, azda olsa insanları anılarını hatırlatarak tebessüm ettirebildiysem ne mutlu bana
Ana kurallar :
1 - evin sahibi yoktur. evde kalan herkes ev ahalisidir. kirayı kimin ödediğinin önemi olmaz.
2 - makarna ve kola her zaman makbuldür. makarna suyunu “beyler acıkan var mı ?” sorusunu soran koyar.
3 - alınan biraların bakkaldan çıkma saati ile boşunun balkona koyulma saati arası maksimum yedi saattir.
4 - evden her çıkan mutfak civarındaki ağzı bağlı migros torbalarından bir tanesini çöpe atmakla yükümlüdür.
5 - banyoya alınacak ÅŸampuanlar “kınalı saçlar için” ya da “sık kırılan ince telli saçlar için” gibisinden spesifik olmamalı, en büyük boy “normal saçlar için” duru ya da hacı ÅŸakir olmalıdır.
6- evin yakınında bir bim, en az beş tane de eve yemek servisi yapan lokanta bilinmelidir. lokantalardan birisinden eve geliş güzergahında bakkal varsa, sigara bitince o lokanta tercih edilir. çocuk gelirken sigara da alabilir.
7 - tuvalete girereken okunabilmesi için el altında en az birer adet leman,fhm, postexpress, goal dergilerinden bulunmalıdır.
8 - aynı anda üç king masası kuracak teçhizat olmalıdır.
9 - dersler ve sınavlar kişinin kendi sorumluluğundadır. ertesi gün sınavı olan birisi için özel muamele gösterilmez, evdeki eğlencede bir kısıta gidilmez.
10 - bir gece önce “olum beni saat x’te kesin uyandırın” diyen kiÅŸi, uyandırıcının da uyanamama ihtimaline hazırlıklı olmalıdır. kiÅŸi bir dürtmede uyanmazsa gerisi kendi sorumluluÄŸundadır.
11 - sifonun çalışmadığını biz de biliyoruz. o kovanın orada durma nedeni de bu zaten.
Öğrencisine gore degisen dort duvar butunu. kantinde bir arkadasın gelip ” ulen ilk haftada ev keraneye dondu, 3 gundur salonda yatıyom” sozleriyle anlaşılacagı uzere bir nevi indirimli abonman kullanıcılarının bir nevi aÅŸk yuvası. soguk gunlerde ev içinde ates yakılıp cevresine oturulabiliyor oldugu da ev sahibi kaynaklı bir gercektir.
hamambocegi ile kontrat imzalama a$amasina gelen evdir bu. icinde arkada$lar ikamet ediyorsa eger, butun kizlar toplandik modunda bu evi hallac pamugu gibi atmaya gidilir. temizlik yapilir, evdekilere hasret kaldiklari bol sulu yemekler yapilir, evin sagina soluna cicekler, danteller vesayre konulur. 2 hafta sonraki ziyarette evin ilk haline geri dondugunu tespit etmek zor olmayacaktir. ayrica bu evler adeta legodan yapilmi$ gibidir, bi anda e$yalarin yeri degi$tirilip bamba$ka e$yalar haline gelebilirler.
buz dolabının içini açtığımda gördüğüm tek şeyin bira ve komşular tarafından getirilen ama dolu olması beklenerek açıldığında coktan tüketildiği görülen tencerelerin bulunduğu bunalım ve seviş ortamı
-kesinlikle temiz çatal, kaşık, tencere kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.
-evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.
-öğrenci evine gelen misafirlerde öğrencidir genelde, bu misafirlere gelirken kola al , sucuk al vs.. denir ve o misafir sizden bıkana kadar bu istekler devam edilir.
tavana kadar pizza kutusu dizdiğim, buzdolabını boş şarap şişeleriyle doldurduğum, tuvalet kağıdı kalmadığında kirli çoraplarımı kullandığım, zippo gazıyla yerlere ismimi yazdıktan sonra tutuşturduğum, ev.
varsa sevgiliye yoksa yüzlerce takla atıp kandırılan kız arkadaşlara temizlettirilen ev türü.
hem çok iyi hem de çok kötü bir mekan. bir kısım kötü yanlarına değineceğim:
*her zaman yemek problemdir. en kötü yanı budur. sürekli “ne yesek, ne yapsak?” diye düşünürsünüz. dolapta bi bok yoktur yiyecek çünkü.
*yemek yapayım dersiniz bir sürü bulaşık çıkar. yıkamazsınız dağ olur.
*evi bok götürür.
*yemek ve uyku düzeniniz asla olmaz
Otobüsle giderken, Bolu Dağı`nda verilen molada hemen tuvalete koşturdu.
Korkunç sıkışmıştı. Åžansına boÅŸ kabin bulup kendini oraya attı…
Tam oturmuÅŸtu ki yan kabinden bir ses “merhaba” dedi.
Adam ÅŸaÅŸkın “Merhaba” diye cevap verdi.
Ses devam etti: “Nasılsın?”
İlk defa başına böyle bir ÅŸey geliyordu…
Yine ÅŸaÅŸkın ÅŸaÅŸkın yanıtladı: “SaÄŸ ol, iyiyim. sen nasılsın?”
Ses sordu: “Ne yapıyorsun?”
Bir an tereddüt geçirdi. Adam onun tuvalette olduÄŸunu bildiÄŸi için mutlaka ne yaptığını da biliyordu. Düşündü ve yanıtladı: “Ben” dedi “İstanbul`dan Ankara`ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun?”
Adamın sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi.
“Hayatım, telefonu kapatıyorum.Yandaki tuvalette bir gerizekalı var. Sana sorduÄŸum sorulara yanıt verip duruyor. Ben seni sonra ararım…”